Bize çoğu zaman şöyle söylenir: “Nefsini terbiye et.” Nefis denildiğinde çoğu insanın zihninde hemen mücadele edilmesi gereken, bastırılması gereken, insanı yanlışlara sürükleyen bir taraf belirir. Sanki insanın içinde iki ayrı güç vardır. Biri iyi olan, diğeri kötü olan... Biri bizi hakikate götürmek isteyen, diğeri sürekli yoldan çıkarmaya çalışan... Ve bizden beklenen de kötü olanı susturmak, onu yenmek, onu terbiye etmektir. Fakat ben nefs kavramına biraz farklı bir yerden bakmayı deniyorum. Ya nefis bizim düşmanımız değilse? Ya nefis, bu hayat yolculuğunda bizi yetiştiren bir üstat ise? Ya insanın olgunlaşabilmesi için ihtiyaç duyduğu bütün deneyimlerin, karşılaşmaların, yanılmaların ve fark edişlerin içinde nefis sandığımız şeyin çok önemli bir rolü varsa? Belki de mesele nefsimizi yok etmek veya sürekli onunla savaşmak değildir. Belki mesele, nefsin bize ne öğrettiğini görebilmektir. Hiçbir şey bilmeden başladığımız bir yolculuk Bir düşünelim. İnsan dünya...
Meraklı zihinler için bir buluşma noktası... Her yazımda düşündüren, ilham veren içeriklerle içsel bir yolculuğa çıkıyoruz. Hoş geldiniz.